İçeriğe geç

Sıkça Sorulanlar

Hayır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesine göre, yıllık izin süresine rastlayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden sayılmaz.Bu nedenle işçinin yıllık izin dönemine denk gelen pazar günü, bayram ve resmi tatiller izin hakkından düşülemez. İzin süresi bu günler dikkate alınarak uzar.Ancak cumartesi gününün yıllık izinden sayılıp sayılmayacağı, işyerindeki çalışma düzenine göre değişebilir. Cumartesi iş günü olarak kabul ediliyorsa yıllık izinden sayılabilir.

İşverenin işçinin ücretini kanuna ve iş sözleşmesine uygun şekilde ödememesi, gerekli şartların oluşması halinde işçiye çeşitli haklar sağlayabilir.Ücretin süresinde ödenmemesi durumunda işçi, somut olayın özelliklerine göre ödenmeyen ücretlerini ve diğer işçilik alacaklarını talep edebilir. Ücretin kanunda öngörülen koşullarla süresinde ödenmemesi, işçiye çalışmaktan kaçınma hakkı da verebilir.Ayrıca ücretin ödenmemesi, İş Kanunu kapsamında işçi açısından haklı nedenle fesih sebebi oluşturabilir. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmesi halinde, gerekli şartların bulunması durumunda kıdem tazminatı talep etmesi mümkündür.Ödenmeyen ücret alacakları için faiz talep edilmesi de gündeme gelebilir. Ancak manevi tazminat, yalnızca maaşın geç ödenmiş olması nedeniyle otomatik olarak doğmaz; olayın özel koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.İşçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce, kural olarak zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması gerekmektedir.

İşe iade davası açılabilmesi için genel olarak;İşyerinde veya aynı işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde en az 30 işçi çalışması,İşçinin aynı işverene bağlı en az 6 aylık kıdeminin bulunması,İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması,Feshin geçerli bir nedene dayanmaması,İşçinin kanunda belirtilen nitelikte işveren vekili konumunda olmamasıgerekir.Ayrıca işçinin, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde zorunlu arabuluculuğa başvurması gerekir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması hâlinde, son tutanağın düzenlenmesinden itibaren kanuni süre içinde işe iade davası açılabilir.

Genel yoldan vatandaşlık başvurusunda, başvuru tarihinden geriye doğru beş yıl kesintisiz ikamet şartı aranır. Eğer bu süreçte yurtdışına çıktıysanız Türkiye dışında geçirilen sürelerin toplamı ve bu sürenin vatandaşlık başvurusuna etkisi ayrıca değerlendirilir.

Genel olarak başvuru formu, pasaport, doğum ve medeni hâl belgeleri, sağlık raporu, gelir veya meslek durumunu gösteren belgeler, ikamet süresine ilişkin belgeler ve gerekli hâllerde kesinleşmiş mahkeme kararları istenir.Mevzuatta bütün vatandaşlık başvuruları için geçerli sabit bir sonuçlanma süresi bulunmamaktadır. Süre, başvurunun türüne ve dosyanın durumuna göre değişebilir.Genel yoldan yapılan başvurularda vatandaşlık komisyonu tarafından başvuru sahibinin Türkçe bilgisi, geçim durumu, Türkiye'deki yaşamı ve vatandaşlık şartlarını taşıyıp taşımadığı değerlendirmek için mülakat gerçekleştirir.

Bu sorunun cevabı nafakanın türüne ve hangi mahkeme kararına dayandığına göre değişir. Tedbir nafakası ve bağımsız nafaka kararları bakımından kesinleşmeden icra mümkün olabilirken, boşanma hükmü içerisinde verilen nafakalarda boşanma kararının kesinleşme durumu önem taşır. Tedbir nafakası bakımından kararın kesinleşmesi beklenmeden icra takibi yapılabilir.

Hayır. Öncelikle kararın kesinleşmesi ve ardından işçinin kanuni süre içerisinde işverene başvurması gerekir.

İşveren, işçinin başvurusundan itibaren 1 ay içinde işçiyi işe başlatmalıdır. İşverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, somut olayın özelliklerine göre işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklar gündeme gelir.

Kanun gereği işçiye en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesi söz konusu olabilir.

Evliliğin en az üç yıldır sürüyor olması gerekir. Üç yılın dolması vatandaşlık vermez, yalnızca başvuru hakkı doğurur; karar süreci bundan sonra başlar.

Kanun bu yolda belirli bir ikamet süresi aramaz. Başvuru yurt dışından, dış temsilcilikler aracılığıyla da yapılabilir.

Önce mesajlaşmayı, profil ekranını ve ödeme kaydını sabitleyin; ardından bankanızı bilgilendirin ve savcılığa elkoyma talepli şikâyet verin. Hesabı platforma bildirme adımını delil kaydından sonraya bırakın, çünkü hesap kapatıldığında konuşma geçmişine erişiminiz kesilebilir.

Sosyal medyaya özel bir devlet hattı yoktur. Suç şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır; sahte hesap bildirimi ise BTK’nın ihbar sistemine ve platformun kendi bildirim mekanizmasına iletilir. Bu kanallar farklı sonuçlar üretir ve birlikte kullanılır.