İşe İade Davasını Kazanan İşçi Nasıl İşe Başlar? İşe Başlatma Süreci ve Hakları
İşe iade davasının işçi lehine sonuçlanması, sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Uygulamada en fazla hak kaybının yaşandığı aşamalardan biri, işe iade kararının kesinleşmesinden sonraki işe başlatma sürecidir.
İşçi lehine işe iade kararı verilmiş olsa dahi, kanunda öngörülen süreler içerisinde işverene başvuru yapılması gerekir. İşçinin süresinde başvurmaması veya sürecin usulüne uygun yürütülmemesi, önemli hak kayıplarına neden olabilir.
Bu nedenle işe iade kararından sonra işçinin ve işverenin hangi adımları izlemesi gerektiğinin bilinmesi önem taşımaktadır.
İşe İade Davası Kazanıldıktan Sonra Süreç Nasıl İşler?
İşe iade kararından sonra genel olarak aşağıdaki süreç izlenir:
Mahkeme kararının kesinleşmesi,
İşçinin işe başlamak için işverene başvurması,
İşverenin işçiyi işe başlatması veya başlatmaması,
İşçinin işe başlatılmaması halinde tazminat ve diğer işçilik haklarının gündeme gelmesi.
Her aşamada kanunda belirlenen sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
1. Öncelikle İşe İade Kararının Kesinleşmesi Gerekir
İşe iade davasında verilen kararın ardından kanun yollarına başvurulması mümkündür. Sürecin sonunda kararın kesinleşmesiyle birlikte, işe başlatma sürecine ilişkin yükümlülükler gündeme gelir.
İşçi açısından önemli olan husus, yalnızca davanın kazanılmış olması değildir. Kesinleşen kararın işçiye tebliğ edilmesinden sonra başlayan sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
Bu nedenle kararın kesinleşme ve tebliğ süreci uygulamada büyük önem taşımaktadır.
2. İşçi 10 İş Günü İçinde İşverene Başvurmalıdır
İşe iade kararının kesinleşmesinden sonra işçi, kesinleşen kararın kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak istediğini işverene bildirmelidir.
Bu süre oldukça önemlidir.
İşçi süresi içerisinde işe başlamak için başvuruda bulunmazsa, işveren tarafından yapılan ilk fesih geçerli bir fesih sayılır ve işçi işe iade kararının sağladığı bazı haklardan yararlanamayabilir.
Bu nedenle başvurunun;
Süresi içerisinde yapılması,
İşe başlama talebini açıkça içermesi,
Gerektiğinde ispat edilebilmesi
büyük önem taşır.
Uygulamada başvurunun noter aracılığıyla veya yazılı şekilde, teslim edildiğinin ispatlanabileceği bir yöntemle yapılması hak kaybı yaşanmaması açısından tercih edilebilir.
3. İşçinin İşe Başlama Talebi Gerçek ve Samimi Olmalıdır
İşe iade kararından sonra yapılan başvurunun yalnızca şeklen yapılması yeterli değildir.
Yargısal uygulamada, işçinin işe başlama yönündeki iradesinin gerçek ve samimi olması önem taşımaktadır.
Başka bir ifadeyle, işçi yalnızca işe başlatmama tazminatı veya diğer alacakları elde etmek amacıyla, gerçekte işe dönme niyeti olmadan başvuruda bulunmamalıdır.
Aynı şekilde işverenin de yalnızca tazminat ödeme yükümlülüğünden kurtulmak amacıyla şeklen işe davet yapması yeterli olmayabilir. İşverenin işe başlatma yönündeki iradesinin de gerçek ve ciddi olması gerekir.
4. İşveren İşçiyi 1 Ay İçinde İşe Başlatmalıdır
İşçinin usulüne uygun başvurusundan sonra işverenin, işçiyi 1 ay içinde işe başlatması gerekir.
İşveren bu süre içerisinde işçiyi gerçekten işe başlatabilir.
İşe başlatma işleminin değerlendirilmesinde somut olayın özellikleri önemlidir. İşçiye yapılan çağrının ve işe başlatma teklifinin gerçek, ciddi ve fiilen işe başlamaya imkân sağlayacak nitelikte olması gerekir.
İşverenin yalnızca şeklen yapılan bir çağrı ile işe başlatmama tazminatı ödeme yükümlülüğünden kurtulmaya çalışması, somut olayın koşullarına göre hukuki uyuşmazlık konusu olabilir.
5. İşçi İşe Başlatılırsa Ne Olur?
İşveren işçiyi süresi içerisinde işe başlatırsa, iş ilişkisi devam eder.
Bunun yanında işçiye, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı dönem için kanunda öngörülen sınırlar çerçevesinde en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesi gündeme gelir.
Bu ödeme, işçinin işe iade davası nedeniyle işsiz kaldığı dönemin tamamını kapsamaz. Kanunda belirlenen üst sınır doğrultusunda değerlendirme yapılır.
İşçinin kıdemi, ücretinin belirlenmesi ve diğer işçilik hakları bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar ise somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
6. İşveren İşçiyi İşe Başlatmazsa Ne Olur?
İşçi süresi içerisinde ve usulüne uygun şekilde işe başlamak için başvurmasına rağmen işveren tarafından 1 ay içinde işe başlatılmazsa, işçinin çeşitli hakları gündeme gelir.
Bunlar genel olarak şunlardır:
İşe Başlatmama Tazminatı
Mahkeme veya özel hakem tarafından belirlenen miktar üzerinden, işçiye en az 4 aylık ve en çok 8 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesi söz konusu olabilir.
Boşta Geçen Süre Ücreti
İşçinin çalıştırılmadığı dönem için en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerekir.
Bu kapsamda yalnızca temel ücret değil, somut olayın özelliklerine göre kanundan veya sözleşmeden doğan diğer hakların da değerlendirilmesi gerekebilir.
İşçi İşe Başlatma Başvurusunu Yapmazsa Ne Olur?
İşçi, kesinleşen işe iade kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işverene başvurmazsa, işveren tarafından yapılan fesih geçerli bir fesih sayılır.
Bu nedenle işe iade davasını kazanmış olmak tek başına yeterli değildir.
İşçinin, karar sonrasında kanunda belirtilen süre içerisinde gerekli başvuruyu yapması gerekir.
Özellikle 10 iş günlük sürenin kaçırılması, işçi açısından ciddi hak kayıplarına yol açabileceğinden sürecin dikkatle takip edilmesi önemlidir.
İşverenin İşe Daveti Kabul Edilmezse Ne Olur?
İşverenin yaptığı işe başlatma çağrısının gerçek ve uygun olması halinde, işçinin da işe başlama konusunda samimi davranması gerekir.
İşçinin gerçek bir işe başlatma teklifine rağmen haklı bir neden olmaksızın işe başlamaması, somut olayın koşullarına göre işe iade kararından doğan haklarını kaybetmesine neden olabilir.
Bu nedenle hem işçinin başvurusunun hem de işverenin işe davetinin hukuki sonuçları bakımından dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
İşe İade Kararından Sonra Neden Hukuki Destek Almak Önemlidir?
İşe iade davalarında yalnızca davanın kazanılması değil, karar sonrasındaki sürecin doğru yönetilmesi de önemlidir.
Özellikle;
Kararın kesinleşme tarihinin belirlenmesi,
10 iş günlük başvuru süresinin hesaplanması,
İşverene yapılacak başvurunun içeriği,
İşverenin işe davetinin hukuki niteliği,
İşe başlatmama halinde doğacak alacakların belirlenmesi
gibi konular, somut olayın özelliklerine göre dikkatle değerlendirilmelidir.
Yanlış zamanda veya usulüne uygun olmayan şekilde yapılan işlemler, işçinin hak kaybına uğramasına neden olabilir.
Sonuç
İşe iade davasının kazanılması, işçinin otomatik olarak işine döneceği anlamına gelmez. Kararın kesinleşmesinden sonra işçinin 10 iş günü içinde işe başlamak için başvurması, işverenin ise başvurudan sonra 1 ay içinde işçiyi işe başlatması gerekir.
İşverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, mahkeme tarafından belirlenen işe başlatmama tazminatı ile kanunda öngörülen boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar gündeme gelebilir.
İşe iade sürecinde sürelerin kaçırılmaması ve tarafların yaptığı işlemlerin hukuki sonuçlarının doğru değerlendirilmesi, hak kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Her somut olay kendi özellikleri içerisinde değerlendirilmelidir.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte hukuki bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki görüş veya danışmanlık yerine geçmez. Her hukuki uyuşmazlık ve başvuru kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Mevzuat, yargı kararları ve idari uygulamalar zaman içinde değişebileceğinden, işlem veya başvuru öncesinde güncel düzenlemelerin kontrol edilmesi ve somut durumunuzun bir avukat tarafından değerlendirilmesi önerilir.
Hazırlayan: Av. Büşra Taşkıran
Büşra Taşkıran Hukuk Bürosu
İletişim: 0555 161 22 10